Açıklanan asgari ücret, iktidarın emekçilere dayattığı sefalet politikalarının bir kez daha ilanıdır! 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücret, açlık sınırının dahi altında kalmakta; milyonlarca emekçi için mevcut ekonomik koşullarda hayatta kalmayı bile imkânsızlaştırmaktadır. Enflasyonla mücadele söylemi altında uygulanan Mehmet Şimşek programı, fiyat artışlarını dizginlemek bir yana, ücretleri baskılayarak emekçilerin alım gücünü bilinçli biçimde eritmektedir. Yaşananlar bir zorunluluk değil; ekonomik krizin bedelini sermayeden değil, emeğinden başka güvencesi olmayan milyonlardan tahsil etmeyi hedefleyen açık bir politik tercihin, bir ekonomik saldırı programının sonucudur.
İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret temel bir haktır. Bir kesim servetine servet katarken, işçiler ve emekliler sefalet koşullarına mahkûm edilemez. Açlık sınırının altında dayatılan bu asgari ücret kabul edilmemeli; emeğimize ve yaşam hakkımıza dönük bu saldırı programı karşısında sendikalar ve emek örgütleri derhal bir ortak eylem planı ile cevap vermelidir.
Asgari ücret yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, ücretler üç ayda bir gerçek enflasyon oranında artırılmalı, kaynaklar sermaye için değil emekçiler yararına kullanılmalıdır!
